Çocuklarda Dil Ve Konuşma Güçlüğü Nedir? - Pembe Mekan
maltepe escort kartal escort manavgat side escort bostanci escort

Çocuklarda Dil Ve Konuşma Güçlüğü Nedir?

Melike Uçar

30/09/2017 ❊ Anne&Çocuk

Dil ve konuşma güçlüğünün anlaşılabilmesi için iletişim ihtiyacının ortaya çıkması gerekir. Canlılar doğdukları andan itibaren çevresiyle iletişim kurmaya başlarlar. Her canlının iletişimi farklı olduğu gibi insanlarda da farklı yaşlarda farklı iletişim şekilleri gözlemlenir. Bir bebeğin ağlaması ihtiyacına göre şekillenir ve annede bunu anlayarak çocuğunun ihtiyacını giderir. Ağlama ile kurulan iletişim zamanla yerini sese, harflere ve sözcüklerden cümle kurumaya kadar ulaşır. Ve heyecanla beklenen “anne”, “ baba” sözcükleri bebeklerinin dudaklarından dökülmeye başlar. Bunların hepsi birer dönemi belirtir ve bu dönemler her çocukta hemen hemen aynı zamanlara denk gelir. Bu zamanlarda meydana gelen sorunlar bireyin iletişimini olumsuz etkileyeceğinden erken fark edilmesi gerekir.Sözel iletişimde farklı seviye ve biçimlerde ortaya çıkan aksaklıklar ve düzensizlikler nedeniyle dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlüklerin, bireyin eğitim performansı ve sosyal uyumunu olumsuz yönde etkilemesi durumuna dil ve konuşma güçlüğü denir.

Engelli konuşmada sesin bir ahengi yoktur, yaşına uygun olmayan ve anlaşılmayan bir konuşma vardır. Sözlü iletişimde beden dilinden sonra ilk önce dikkate alınan durum kişinin söyleme tarzı, ses tonudur. Kelimelerin öneminin genelde sona atıldığı ve kişinin nasıl konuşacağı bir endişeye sebebiyet veriyorsa o konuşma, engelli konuşma olarak sayılabilir.


KONUŞMA ENGELİNİN NEDENLERİ

Çocukla ilgili olan nedenler:

Zekânın konuşma üzerine etkisi olduğu kabul edilir lakin konuşma engelinde zekâ, tek başına bir neden olarak gösterilemez. İşitme engelli çocuklardan zekâca üstün olanların diğer işitme engelli çocuklara göre konuşma yeteneğini daha çabuk ve daha iyi kazanabildiği görülmüştür.

Sağlık:

Boğazda, özelliklede ses telleri ile ilgili oluşan hastalıklar bu bölgelerde tahribata yol açabileceğinden konuşma ile ilgili güçlükler yaşanır. Ağır ve uzun süren hastalıklar çocuğun her türlü gelişimini yavaşlatır, bazen durdurur.

İşitme:

İşitme-konuşma arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Doğuştan işitme engellilerin, özel eğitime tabi tutulmazlarsa konuşmayı öğrenemedikleri bilinen bir gerçektir.

Sinir-kas sağlığı ve aralarındaki eşgüdüm:

Sinir ve konuşma engelli olduğu zaman çocuklarda konuşma geriliği de görülmektedir. Beyin felci ile engelli olan çocukların konuşma ve ses gelişimlerinde gerilik görülmektedir.

Konuşma organları:

Diş, dil, damak, boğaz ve ses bantları engelli olduğunda çocuk muhtemelen konuşma güçlüğü çekecektir.

Olgunlaşma:

Sinir, kas sağlığı ve aralarındaki eş güdüm normal olabilir. Fakat motor gelişim yönünden belirli olgunluğa erişemedikçe çocuk konuşamaz. Çocuk çene ve dil kaslarına hâkim olup, onları kullanacak düzeye erişmeden sesleri çıkaramaz.

Cinsiyet:

Kızlar konuşmaya erkeklere göre daha erken başladığından konuşmaları daha iyi gelişir, bu nedenle kekemelik oranı daha azdır.

Duygusal durum:

İnsanlar genelde yaşadığı herhangi bir şok ya da üzüntü durumunda konuşmama eğilimindedir. Korkunç kazalar, duygusal şok geçirenlerde konuşmanın kaybedildiği görülür. Konuşmaya başlayacağı ilk zamanlarda karşılaştığı sorunlar onu duygusal olarak tetikler ve konuşma gelişimini etkiler, geciktirir.

Çevresel nedenler:

Güdüleme, uyarım, teşvik:

Çocuğun konuşması için teşvik etmeli, uygun zaman ve durumlarda gerekli ödüllendirmeler yaparak güdülendirme kuvvetlendirilebilir. Konuşması için uyaranların zengin olması gerekir.

Konuşmayı öğretmek için kullanılan metot:

Konuşma eğitmeni denen uzmanların amacı çeşitli türden konuşma bozuklukları ya da sorunları olan insanlara yardımcı olmaktır. Küçük bir çocuğa da konuşmayı öğretmek için seçilen metot, konuşmaya teşvik edici olmalı ve dilin doğru kullanılarak konuşmada iyi bir model olunmalıdır.

Diğer çevresel nedenler:

Yapılan araştırmalar sosyo-ekonomik düzeyi yüksek çocukların; sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan çocuklardan daha fazla kelime hazinesine sahip olduklarını ve konuşmaya daha erken başladıklarını göstermiştir.

Konuşma Engelinin Türleri

  1. Gecikmiş Konuşma
  2. Ses Bozukluğu
  3. Artikülâsyon Bozukluğu
  4. Kekemelik
  5. İşitme Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
  6. Yarık Damak ve Beyin Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları
  7. Yabancı Dil ve Bölgesel Konuşma Ayrılıklarına Bağlı Konuşma Bozuklukları

Konuşma engeli olan çocuklar çevresiyle sözlü iletişim kurmakta zorluk yaşadığından çevresi tarafından yalnızlığa terk edilirlerse alay edilme ve acımaya karşı devamlı olarak savaşmak zorunda kalacaktır. Ebeveynler çocuklarında konuşma engeli olup olmadığını gözlemlemeli ve takip etmeli, aksi halde çocukların yaşadığı bu problem onlarda duygusal problem haline dönüşebilir.

 

GECİKMİŞ KONUŞMA

Anne- babalar çocuklarının 2-3 yaşlarında düzgün konuşabilmelerini beklerler. Eğer ki beklenilen konuşma gerçekleşmiyorsa aile konuşmanın geciktiğinin farkına varır. Bazı çocuklarda bu sürecin sonunda konuşma gerçekleşir ki ebeveynler bunu “çocuğum geç konuştu” diyerek dile getirirler. Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır.

GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ

Çocuklar 3 yaş civarında düzgün cümleler kurmaya başlarken dil ve konuşma güçlüğü yaşayan çocuklar basit kelimelerde dahi zorluk yaşarlar, tam öğrenemezler. Hiç konuşmayan çocuklarda olduğu gibi çok zor anlaşılan birkaç kelime söyleyen çocuklarda olabilir. Duygu ve düşüncelerini ifade etmekte başka yolları denerler. İleri derece konuşma güçlüğü yaşayan çocuklar hareketler ile duygu ve düşüncelerini anlatırlar. Bu hareketler bazen zarar verici davranışlar olarak (kişiye ya da eşyaya vurmak gibi) yansır. Kelime dağarcıklarının az olması sebebiyle çocuklar kendilerini ifade etmede beden dillerini kullanırlar. Bu da yaşıtlarıyla iletişiminde problemler yaşamasına sebep olur, dolayısıyla da uyum güçlüğü yaşarlar. Kendi başına oyun oynamak veya bir şeyle meşgul olmak isterler. Normal konuşmaya sahip çocuklara kıyasla daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncakları kırma, dağıtma ve hırçınlık gibi kökü duygusal olan hareketler görülebilir.

GECİKMİŞ KONUŞMANIN NEDENLERİ

Zihinsel engel:

Çocuklarda konuşma, dilin gelişimiyle beraber zeka ile ilişkisine bakılır. Düzgün cümle kurmayla beraber konuşmanın başlaması 2 yaş dolaylarında oluşur. Dil gelişimi zekayla ilişkilidir. Zihinsel engelli bireylerdeki etmenler konuşmayı da engeller.

Sağlık durumu:

Çocuk hastalık evresinde konuşma ihtiyacı hissetmez. Ağır ve uzun süren hastalıklarla geçiren bebekler keyifli sesler çıkaran evrelerde bunu gerçekleştirmez. Ailelerde çocuklarının yaşadığı problemlerden ötürü çocuğunu konuşmaya teşvik etmez, çocuklarda konuşmak için gayret göstermezler.

İşitme kaybı:

Konuşma durumunun gerçekleşmesi işitmeye bağlıdır. Doğuştan işitme engeli yaşayan bir çocuk herhangi bir ses algısı oluşmadığından özel metotlar öğretilmedikçe konuşamadıkları görülmüştür. Çocuğun işitme durumu tespit edilmeli, işitme kalıntısı olup olmadığına bakılmalı.

Motor-koordinasyon güçlüğü:

Konuşmayı gerçekleştiren yapı ve organlarda hasar görüldüğünde çocukta konuşma güçlüğü yaşanır. 5 veya 4 yaşından önce çocuk felci geçirmiş olanların anlaşılır bir konuşma kazanmaları pek enderdir. Çocuk için nörolojik muayeneyi içine alan tam bir tıbbi muayene yapılmalı ve başka bir problemin olup olmadığı anlaşılmalı.

Aile ve Çevre Koşulları:

Çocuk konuşmak için ihtiyaç hissetmelidir. Çocuk konuşmanın iş yaramadığını hissederse konuşmak için çabalamaz. Ailenin desteği, çocuğu konuşması için güdülemesi önemlidir. Öğrenmede güdüleme ödül ve ceza ile olur. Ödül ve ceza kullanımında zaman ve duruma göre dikkatli davranılması gerekir. Konuşma gelişimi oldukça yavaş seyreder hatta bazen hiç gelişmez, ailelerin sabırlı davranmaları gerekir.3 yaşından önce konuşmalarında gelişme görülmeyen çocuklarla ilgili olarak yapılan vaka incelemeleri bu çocukların bir yaşından önce tuvalet kontrolü ve kendi kendilerine yemek yemeleri için aşırı zorlanmış olduklarını ortaya çıkarmıştır. Konuşma gelişiminde önemli olan etmen dilin öğrenilmesidir. Birden fazla dilin konuşuluyor olması çocukta algılamayı güçleştirir. Çocuğa açık ve anlaşılır konuşulması gereklidir.

Duygusal Çatışma:

Çocuklar hayatlarında yaşadıkları önemli olaylar sonucunda da konuşmada güçlükler yaşarlar. Bir kaza, bir şok, aile içi yaşanılan nedenler, yeni bir kardeşin doğumu nedeniyle korkuları, heyecanları konuşmayı etkiler. Problemin giderilmesi için öncelikle teşhisin konulması gereklidir. Psikolog, konuşma engeli uzmanlar ve inceleme doktorları tarafından inceleme raporu hazırlanması problemin en ince ayrıntılarına kadar bilinip tedavinin başlatılıp başlatılmayacağı belirlenir.

KEKEMELİK

Kekemelik kavramı halk arasında korku ile bağdaştırılan bir kavramdır. Ve doğrudur. Korku, heyecan, gerilim, utanma gibi duyguların sıklıkla gerçekleşmesi ile meydana gelir. Kekemelik konuşma engelleri arasında oran itibariyle az olmakla beraber etki bakımından çok önemli yer tutan bir engel türüdür. Konuşmanın tümünü etkileyen kekemelik, seslerin, hecelerin, sözcüklerin söylenmesinde işitilebilir veya sessiz tekrar ve uzatmalar biçiminde sözlü anlatım akıcılığındaki bozukluk olarak tanımlanabilir.
Kekemelik kız çocuklara oranla erkek çocuklar arasında daha sık görülmektedir ve ayrıca kız çocuklarına oranla daha fazla ve daha uzun sürekli olmaktadır. 3-4 yaşlarında başlayabilen kekemelik asıl gerçek oluşumu 5-6 yaşlarında olur. Bunun en temel nedenlerinden biri de çocuğun okula başlamasıyla daha çok fark edilmesi. Sınıfta okuma sırasında, şarkı söylerken, arkadaşlarıyla muhabbetinde gerçekleşen konuşmada tutukluk, bocalama gibi problemlerden dolayı çocuk konuşmaktan çekinir. Çocukların çoğunlukla 2,5 -3,5 yaşları arasında kekelemelerinin nedeni, bu sırada çocuğun özellikle heyecanlıyken düşünce ile dilini birbirine karıştırmasından kaynaklanmaktadır. Sözcük dağarcığı kısıtlı olmasına karşın çok şey söylemek isteyen çocuk, konuşmada zorluk çeker ve sonuç olarak kekeler.

Dil Ve Konuşma Güçlüğünde;

Anne ve Babalara Öneriler:

Aileler çocuğun konuşma becerisini geliştirmek için onlarla sürekli iletişim kurmalılar. Konuşma, konuştukça gelişen ve pekiştirilen bir beceridir. Ebeveynler çocukları ile konuşurken de konuşmasıyla iyi bir model olmalılar. Çocuk duygu ve düşüncelerini ifade etmek için konuşmanın bir ihtiyaç olduğunun farkında olması gerekir. Bazı ebeveynler daha çocuklar ihtiyacını söylemeden ihtiyaçlarını karşıladıkları için çocuğun konuşmasına gerek kalmıyor. Çocukların konuşmaya ihtiyacı olduğu hissettirilmeli, ebeveynler çocuklarını dinlemeli ve düzgün konuşabildiğinde takdir etmeliler. Konuşmada sıkıntı yaşayan çocuklara sabırlı davranılmalı, çocuğa konuşmalarından ötürü sert eleştirilerde bulunulmamalıdır. Aksi durumda çocuk konuşmaktan çekinip içine kapanır, korkar. Çocuğa karşı sabırlı olunmalıdır, nasıl anlatmak istediğinden çok ne anlatmak istediğine bakılmalı. Ve çocuk dinlendiğini, dikkate alındığını hissetmeli. Aslında böyle davranılması için çocuğun dil ve konuşma problemi olmasına gerek yok. Her çocuk için bu geçerlidir. Anne-babalar! Çocuğunuzun kendi güveninin olmasını istiyorsanız gelecekte, onları şimdiden dinlemeli duygu ve düşüncelerine saygı göstermelisiniz.

Öğretmenlere öneriler:

Çocuğun yaşadığı problemi öğretmen, onun olmadığı bir gün sınıfta diğer öğrencilere izah etmesi gereklidir. Bu davranış çocuğun sınıf içinde rencide edilmesinin önüne geçebilecek bir etmendir. Öğretmenin sınıf içindeki olumlu tutum ve davranışları da hem konuşma yetersizliği yaşayan öğrencisinin kendini iyi hissetmesini sağlar hem de diğer öğrencilere olumlu örnek davranış oluşturur. Ders esnasında söz hakkı öncelikli verilmeli ve beklerken yaşayacağı gerginlik azaltılmalıdır.

paylas
Çocuklarda Dil Ve Konuşma Güçlüğü Nedir? Hakkında Yapılmış Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Bunlar Çok Okundu!
Evcil Kedinizi, Bebeğinizin Gelişine Hazırlayın!

Evcil Kedinizi, Bebeğinizin Gelişine Hazırlayın!

25 Mayıs tarihinde Aynur paylaştı
Çocuğunuzla İlişkinizi Kuvvetlendirin!

Çocuğunuzla İlişkinizi Kuvvetlendirin!

08 Mart tarihinde İrem Nisa paylaştı
Çoçuklara Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Verilmeli?

Çoçuklara Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Verilmeli?

10 Ocak tarihinde Elif paylaştı
Hamileliğin Modası Olur Mu?

Hamileliğin Modası Olur Mu?

23 Aralık tarihinde Elif paylaştı
Popüler Bebek İsimleri

Popüler Bebek İsimleri

21 Aralık tarihinde Elif paylaştı
Çocuklar Güneşten Nasıl Korunmalıdır?

Çocuklar Güneşten Nasıl Korunmalıdır?

29 Mayıs tarihinde Elif paylaştı
Sünnetin Tıbbi Önemi Nedir?

Sünnetin Tıbbi Önemi Nedir?

05 Ocak tarihinde Elif paylaştı
Bebek Masajıyla Aranızdaki İlişkiyi Güçlendirin!

Bebek Masajıyla Aranızdaki İlişkiyi Güçlendirin!

24 Ekim tarihinde Elif paylaştı
10 Adımda Doğru Bakıcıyı Bulun!

10 Adımda Doğru Bakıcıyı Bulun!

08 Ekim tarihinde Elif paylaştı
Çocuk Sağlığı Nasıl Korunmalı?

Çocuk Sağlığı Nasıl Korunmalı?

05 Mart tarihinde Zeynep paylaştı
ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort