Her Dört Kişiden Biri Hipertansiyon Hastası! - Pembe Mekan
maltepe escort kartal escort manavgat side escort bostanci escort

Her Dört Kişiden Biri Hipertansiyon Hastası!

Melike Uçar

29/08/2017 ❊ Sağlık

Metabolik Sendrom Derneği tarafından 12 yıldır yürütülen PURE Türkiye Sağlık Çalışmasına göre hipertansiyon kadınlarda yüzde 45 iken erkeklerde yüzde 37.5 gibi çok yüksek bir oranda görülüyor.
Hipertansiyon bugün hemen hemen herksin ağzına alınmış önemsiz bir hastalık gibi görünse de hipertansiyon aslında ciddi bir halk sorunudur. Felç, koroner kalp hastalıkları gibi çok ciddi hastalıklara kapı aralayan hipertansiyon, bugün bu hastalıklardan dolayı meydana gelen ölümlerin %50-%60’ından sorumlu olduğundan sessiz katil olarak adlandırılır. Kimse hipertansiyondan (tansiyon yüksekliğinden) ölündüğünü iddia edemez ama büyük çoğunluğunda altında yatan  sebebi oluşturur.

Biri tansiyonunu ölçmek isteyince sırayla herkesin tansiyonuna baktırmasının yanı sıra “Sinirlerim bozuldu, tansiyonum yükseldi.” lafını çok duymuşsunuzdur. Peki, bunların hepsi birer takıntıdan ibaret olabilir? Hipertansiyonun altında yatan sebep nelerdir? Hipertansiyon bir hastalık mıdır? Tansiyonun yükselmemesi için dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir

Halk dilinde tansiyon olarak bilinen kan basıncı, atardamarların duvarında oluşan basınçtır. Kalp bu atım sayılarını kişinin durumuna yani vücudun kan ihtiyacına göre ayarlıyor. Dinlenme durumundaki birey ile çalışan bireyin kalp atım sayıları farklıdır. Erişkin bireyde dinlenme durumunda ise dakikadaki atım sayısı 60-100 arasında  değişiyor.

Kan basıncının normal olan değerlerin üst sınırından yüksek olması haline hipertansiyon (yüksek tansiyon) deniyor. Halk hipertansiyonum var demiyor genellikle; tansiyonum var diyor. Yaşlıların çoğunda damarların esneklik özelliği zamanla azalıyor ve damarlar sertleşiyor. Damardaki direnç artıyor ve bu direnci kırmak için de kan daha büyük bir basınçla atılıyor. Damar esneklik özelliğini kaybetmezse ve başka bir neden de söz konusu değilse yaşlılarda bile hipertansiyon olmuyor.

Doğal gıda ile ilgilenen bazı etnik topluluklarda küçük bir çocuğun tansiyonu ile yaşlıların tansiyonları aynı olduğu görülmüş, üstelik bu topluluklarda bazı damar hastalıklarının da çok nadir olduğu görülmüştür. Bu tip topluluklarda bu hastalıklara rastlanmasa da günümüzde yerini fazlasıyla alan hipertansiyon ölçümlerini yorumlamak için tablodaki değerlere bakılır.

Her dört kişiden biri hipertansiyon hastası lakin bunların büyük bir bölümü hafif ve orta derecede seyrediyor. Sinsi bir hastalık denilmesinin sebebi de bir nevi budur. İnsanlar bu sinsi hastalıktan haberleri olmadan yaşıyorlar. Ve tansiyonun zamanla vücudu tahrip etmesinin farkında olmazlar. Her insanın tansiyonu vardır ama tansiyonun normal düzeylerde olması önem teşkil eder, bu sebepten dolayı kişi erişkinlikle beraber şikayetleri olmasa da belli aralıklarla tansiyonunu ölçtürmeli.

Kan basıncının düşmesi yani tansiyon düşmesi denilen durumda baş dönmesi, bayılma ve güçsüzlük meydana gelir. Damarlar bu durumlarda esneklik özelliğini kaybetmesinden ötürü kan, beyin gibi önemli organlara yeterli miktarda ulaşamıyor.  Hipertansiyonu olan kişilerin ilaçlarla tansiyonunu normale düşürmeleri yerine yaşam tarzlarını değiştirip uygun bir diyetle daha sağlıklı olabilirler, tansiyonlarını da kontrol altına alabilirler.

Ciddi hipertansiyonlu kişiler; baş ağrısı, kalp yetmezliği, görme bozukluğu, bilinç bulanıklığı gibi ciddi belirtilerle doktora başvuruyor. Habis hipertansiyon denilen nadir karşılaşılan durum da koma, kafaiçi kanama ve hatta ölümle sonlanabiliyor. Bu yüksek tansiyona ilaçla müdahale edip normal seviyeye indirmek gereklidir.
Hipertansiyon olmazsa beyin gibi hayati merkezlere yeteri kadar kan gidemiyor. Tansiyon yükselmesi neden değil sonuçtur. Tansiyon düşürücü ilaçlarla hipertansiyon tedavi edilemez. Çünkü nedeni ortadan kaldırmak gereklidir, sonucu değil. Neden ortadan kalktığı takdirde hipertansiyon diye bir durumla kişi karşı karşıya kalmaz.

“Sinirlendim tansiyonum çıktı.” lafını pek çok kez duymuşsunuzdur. Peki, böyle bir durumun doğruluğu söz konusu mudur? Evet, böyle bir durum vardır. Sinir, stres altındayken adrenalin gibi stres hormonlarının salgılanması artar ve bu da damarların büzüşüp tansiyonun yükselmesine sebebiyet verir. Lunaparka gittiğinizde bazı oyun yerlerinde “Tansiyonu olan kişiler binemez” yazan tabelalara rastlamışsınızdır. Bu da adrenalin hormonun artışına sebep olduğu içindir ki bu dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Başka önemli bir etmende güneştir. Güneşten gelen D vitaminin tansiyonun düşmesinde önemli bir rol oynuyor. Ekvatordan uzaklaştıkça tansiyon değerlerinde yükselme görülüyor. Aynı zamanda yaz aylarında yüksek görülen tansiyonun kışın düşmesi de güneşin faydalarını gösteriyor.

Peki, neler yapılmalı ve nelere dikkat edilmelidir?

Hipertansiyon neden değildir, vücudumuzun bize uyarıda bulunduğu bir sonuçtur. Sonucu değiştirmek için neden ortadan kaldırılmalıdır, bununda en iyi yolu diyettir. Hipertansiyonun hafif ve orta düzeyde seyreden kişiler diyet ile yaşam tarzlarında yapacakları ufak değişim ile tansiyonlarını düzene sokabilirler. Ciddi tansiyon hastası olan kişilerin bunları yapmaları dışında doktor tavsiyesi ile ilaç tedavisinde bulunmaları gerekir. İlaç kullanmak tek başına çözüm değildir, nedeni ortadan kaldırmadan tansiyonu düşürmek tehlikelidir.

Mineraller ve vitaminler her zaman önemli oldukları gibi hipertansiyonun nedenini ortadan kaldırmak içinde önemlidirler. Magnezyum, kalsiyum ve potasyum kalp ve damar kaslarının kasılmasını ve gevşemesini kontrol eden minerallerdendir ve hipertansiyonu olan kişilerin diyetlerinde yer vermeleri gereken minerallerdir. Diyette yer verilmesi gereken bir önemli mineral de kalsiyumdur. Bilinenin aksine süt ürünlerinde bulunan kalsiyumun tansiyon hastalarının diyetlerinde pek bir faaliyeti söz konusu değildir. Çünkü süt ürünlerinde bulunan kalsiyum yüksektir lakin bağırsaktan iyi emilemediğinden tansiyon hastaları için kalsiyum ihtiyaçlarını karşılayacakları kaynaklar olan yeşil yapraklı bitkilerde aynı zamanda düşük soydum ve yüksek potasyum bulunur. Bu besinlerin bağırsaktan iyi emilebilmesi içinde  kanda D vitamini düzeyimiz de yeterli olmalıdır.

Doğru nefes alımı yapmak ve düzenli egzersizde tansiyon hastalarının hayatlarını düzeltebilecek unsurlardandır. Her şeyin fazlası zararlı olduğu gibi egzersiz yaparken de aşırıya kaçmamak gerekir. Fazla egzersiz yapılıp yorulunca kişi stresli hale gelir ki stres, tansiyon hastasının uzak durması gereken bir durumdur. Egzersiz sırasında göğüs ağrısı veya rahatsızlık hissi, baş dönmesi veya bayılma, nefes darlığı, çarpıntı ve aşırı yorgunluk gibi belirtilerden birini hissettiğinizde, hemen egzersizi bırakmak gerekiyor. Nefes alışverişi tansiyon hastalarında oldukça önem arz eder. Nefesin tutulduğu ağırlık kaldırma gibi egzersizlerde kanın kalbe geri dönüşü azaldığı için bu tip egzersizler hipertansiyonlu kişilere önerilmiyor. Nefes alışverişini ve kalp hızını hızlandıran hafif egzersizler, hipertansiyon hastaları için uygundur.

Hipertansiyonlu kişiler;

  • Güneşten olabildiğince yararlanmalılar lakin güneş çarpmasına karşı korunmalılar.
  • Margarin ve sıvı yağların kullanımı yerine, hayvani yağlar ve zeytinyağı kullanmalılar.
  • Stres, aşırı duygu yoğunluğu her hastalığın bir nedeni olduğu gibi tansiyonunda yükselmesinin de nedenidir. Hipertansiyonlu kişiler olabildiğince sakin olmalılar.
  • Şekerin her türlüsü zararlıdır. Yapay şekerden uzak durmaları dışında, çok şekerli meyvelerden de uzak durmalılar.
  • Vitamin, mineral alımı bakımından bol sebze tüketmeliler.
  • Günde en az 3-5 dk egzersiz yapmalılar ve yarım saat yürümeliler.
  • Nefes egzersizleri yapmalılar.
  • Tuz alımı önemli ama 3-5 gr geçirmemeye önem göstermeliler.
  • Her gün en az 2 litre su tüketmeliler.
  • Tansiyonu 180/110mmHg’nın üzerinde olan hastalar tansiyon ilaçlarını almalılar.
paylas
Her Dört Kişiden Biri Hipertansiyon Hastası! Hakkında Yapılmış Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Bunlar Çok Okundu!
Depresyon ve Fazla Kaygı Fiziksel Sorunlara Neden Oluyor

Depresyon ve Fazla Kaygı Fiziksel Sorunlara Neden Oluyor

30 Kasım tarihinde Öykü paylaştı
Yaşlılıkta Özgüveninizi Spor ile Arttırın!

Yaşlılıkta Özgüveninizi Spor ile Arttırın!

23 Şubat tarihinde Elif paylaştı
Kanserden Kurtulan Kişiler Neden Demirden Uzak Durur?

Kanserden Kurtulan Kişiler Neden Demirden Uzak Durur?

23 Şubat tarihinde Elif paylaştı
Gen Kontrolü ile Neler Yapılabilir?

Gen Kontrolü ile Neler Yapılabilir?

22 Şubat tarihinde Elif paylaştı
İdeal Günlük Su Tüketim Değerleri Nedir?

İdeal Günlük Su Tüketim Değerleri Nedir?

19 Şubat tarihinde Elif paylaştı
Kış Mevsiminde Kazandığınız Yağlardan Kurtulun!

Kış Mevsiminde Kazandığınız Yağlardan Kurtulun!

05 Şubat tarihinde Elif paylaştı
Spor Yapmak Tüm Dertlere Deva!

Spor Yapmak Tüm Dertlere Deva!

03 Ocak tarihinde Elif paylaştı
Yaşlanma Nedir ve Yaşlanma Türleri Nelerdir?

Yaşlanma Nedir ve Yaşlanma Türleri Nelerdir?

03 Ocak tarihinde Elif paylaştı
ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort