Otizmde Farkındalık Ve Eğitimin Önemi - Pembe Mekan
maltepe escort kartal escort manavgat side escort bostanci escort

Otizmde Farkındalık Ve Eğitimin Önemi

Bebek bekleyen ebeveynler bebeklerinin otizmli doğacağını yahut doğduktan sonra bebeklerindeki farklılığın otizmden kaynaklandığını öğrendiklerinde hayal kırıklığına uğrarlar. Bazı ebeveynler bebekleri henüz doğmadan çeşitli bahanelerle onlardan ayrılırlar. Halbuki bir defa dinleseler o bebeğin kalbini, bir bilseler bebeğin ailesinden beklediği sevgiyi… Ebeveynler için kabul edebilmesi oldukça güç durum olsa da bilmeleri gereken önemli nokta vardır: Onlar sadece farklıdır!

Ailesinin desteğinin otizmde etkisi nelerdir? Otizm nedir ve özellikleri nelerdir? Otizmli çocukların eğitimde dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Otizm Nedir?

Erken çocukluk döneminde görülmeye başlayan, sosyal etkileşim ve iletişim bozukluğu ile ilgi ve etkinliklerin belirgin sınırlılığı gibi özelliklerle kendini gösteren yaygın gelişimsel bozukluk durumudur.

Günümüze kadar otizm ile ilgili yapılan çeşitli araştırmalar sonucunda farklı tanımlar ve görüşler ortaya çıkmıştır. Yapılan tüm tanım ve görüşleri Rutter ve arkadaşları 4 ana başlık altında toplamıştır.

  1. Otizmin ortaya çıkma sıklığı 30 aylıktan önce görülmektedir.
  2. Çocukların konuşma ve dil gelişiminde belirgin bir gecikme söz konusudur.
  3. Zihinsel gelişimle ilişkisi olmayan, ancak sosyal gelişimle ilgili bir yetersizlik söz konusudur.
  4. Belirgin davranışları arasında kalıplaşmış oyun, aynılığı koruma ve değişikliğe karşı tepki gösterme yer almaktadır.

Her 84 çocuktan birine otizm teşhisi konulması üzerine otizm hayatımızda gittikçe önemli bir yer almıştır, bununla birlikte bu alandaki araştırmalarda artmıştır. Bu araştırmalar doğrultusunda farklı davranış özelliklerinin olacağı öne sürülmüş ve çeşitli yorumlar yapılmaya başlanmıştır. Amerikan Psikiyatri Derneği’nin öne sürdüğü DSM III-R (The Dragnostic and Statistical Monual of Mental-Disordres) ölçütünde yer alan özellikler ise benimsenmiştir.

DSM IIIR ölçütünde bulunan özellikler gelişim düzeyinin normal olmadığını gösteren şu davranışlardan oluşmaktadır

A) Sosyal etkileşimdeki yetersizlik

  • Çevresindeki bireylerin farkında olmama.
  • Kendisinin rahat ve güvenli olabileceği ortamı seçme becerisinin olmaması.
  • Taklit davranışının yetersizliği ya da hiç olmaması.
  • Sosyal oyun davranışının yetersizliği ya da hiç olmaması.
  • Arkadaşlık ilişkilerindeki yetersizlik.

B) Dil, iletişim ve sembolik gelişimde normalden farklı olma.

  • Karşılıklı iletişimin olmaması.
  • Sözel olmayan normal dışı iletişimin kurulması.
  • Yaratıcılığın olmayışı.
  • Sözel dilin kullanımındaki farklılık.
  • Konuşmanın içeriği ve şeklinde normalden farklılık.
  • Karşılıklı diyalog kurmada yetersizlik.

C) İlgilerinin ve ilgilenilen etkinliklerin sınırlı sayıda olması.

  • Kendiliğinden başlayan ve tekrar edilen hareketler sergileme.
  • Nesnelerin daha çok ayrıntılarıyla ilgilenme.
  • Çevredeki değişikliklere karşı tepki gösterme.
  • Günlük yaşamla ilgili alışkanlıkların değişimine karşı çıkma.
  • İlginin son derece sınırlı olması.

Otizmin ilk bilindiği zamanlardaki psikolojik nedenler olan; sevgi yoksunluğu, iletişim eksikliği ve çocuğun duygusal sorunlarına ilişkin olmadığı anlaşılmış. Bu nedenin sinir sisteminin gelişimsel bozukluğu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Otizmle ilgili değişen başka bir bilgi ise; otizmin önceleri çocuğun doğumundan yaklaşık 30 aylık oluncaya kadarki süre içinde görülebileceği belirtilirken, son yıllarda çocuk 36 aylık ve daha ileri yaşlarda da bu otistik davranış özelliklerin söz konusu olabileceğidir. Otizmin kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla daha yaygın olarak görüldüğüne ilişkin bulgular geniş kapsamlı araştırmalarda ortaya çıkmıştır.

Otistik Çocukların Özellikleri

A) Duyusal Özellikler:

1) İşitsel Uyarılara Karşı Tepkileri:

Erken çocukluk döneminde çocuğun bazı seslere tepkisinin olmaması işitme problemi yaşayan çocukların durumuna benzemektedir ancak otistik çocuklar ilerleyen süreçte seslere değişik tepkiler göstermektedir. Mesela ani gelen sese karşı kulaklarının kapatarak bağırarak aşırı tepki gösterebilirler. Ses ortamda olduğu müddetçe tepkileri devam edebilir.

2) Görsel Uyarılara Karşı Tepkileri:

Otistik çocuklar insanların yüzlerine ve çevrelerdeki genellikle sabit duran birçok nesneye bakmamalarına rağmen hareket eden ya da parlak nesnelere çok uzun süre bakabilirler. Bazılarının zaman zaman ışıktan rahatsız oldukları hatta karanlık bir odada daha rahat ettikleri görülebilmektedir.

3) Acı, Sıcak, Soğuğa Karşı Tepkiler:

Bu tepkiler otistik çocuklar arasında farklılık gösterebilir. Bazı çocuklar acıyı, sıcağı ve soğuğu fark etmezken bazıları bu durumlarla karşı karşıya kalmaları durumunda ağlama ve çığlık atma gibi aşırı tepkiler verebilirler.

4) Dokunulmaya Karşı Tepkiler:

Otistik çocuklar fiziksel temastan oldukça rahatsız olurlar. Dokunulmaya karşı oldukça duyarlı olan otistik çocuklar bu durumlarla karşı karşıya kaldıklarında şiddetli tepkiler verebilirler. Otistik çocuklar yeni bir nesne ile karşı karşıya kaldıklarında genelde koklayarak, yalayarak ya da parmaklarını nesnenin üzerinde gezdirerek nesneyi tanımaya çalışırlar.

B) Motor Gelişim Özellikleri:

Otistik çocuklarda kas motor becerileri kullanmak oldukça zayıftır. Büyük kas motor becerileri kullanmasını gerektiren yüzme gibi aktiviteleri öğrenmede zorluk yaşarlar. Küçük kas motor becerilerin kullanılmasını gerektiren kâğıt kesme gibi etkinliklerde de oldukça zayıftırlar. Lakin otistik çocukların duruşlarında ve ellerini kullanmada; parmak uçlarında yürüme, ileri geri hareket etme, kendi etrafında dönme gibi özelliklerle zaman zaman normalden farklı bir görünüm sergilemektedirler. Otistik çocuklar kimi zaman hiperaktif (çok hareketli) kimi zamanda hipoaktif (az hareketli) olmalarıda diğer motor davranışlar olarak kabul edilmektedir.

C) Sosyal Gelişim Özellikleri:

Otistik davranışlar fiziksel temastan rahatsız oldukları için sarılmazlar bu sebepten de anneye bağımlılık davranışının eksikliğini göstermektedirler. Annelerinin sesine karşı tepki vermeme gibi benzer davranışlarda bulunurlar. Otistik çocuklar anne ve babaları ile yeterli iletişim kuramaz. Zamanlarının çoğunda tek başına oyun oynayarak geçirirler. İletişim kuramadıklarından dolayı diğer çocuklarla oynamazlar. Hayal gücünden yoksun olmaları da tek başına oyun oynamaları için bir neden teşkil eder. Çevreyle ilgili en ufak değişikliklerin karşısında çok duyarlı olabildikleri halde insan yüzü ve karşılıklı iletişim bu çocuklar için çok az önem taşımaktadır.

D)  Dil ve İletişim Özellikleri:

Otizmin en belirgin özelliklerinden biri iletişim kurmada yaşadığı zorluktur. İletişim kurması gerektiğinde bunu değişik şekilde sağlar.

a) Sözel Olmayan İletişim:

İletişim kurmada Karşısındaki bireyin yüzüne bakmaz, karşısındaki bireye dokunmaz ve kendisine dokunulmasından da hoşlanmaz. Temel duyguları ifade etmede zorlanır ve ifade ederken bağırma, vurma ve çığlık atma gibi biçimlerde gösterir.

b) Sözel İletişim:

Otistik çocukların dil gelişimlerinde, hiç konuşmama, sadece bir-iki kelime söyleme, çok kelimeyle anlamsız konuşma, zamirleri karıştırma, konuşulanları anlamada güçlük çekme, gramer bozuklukları ve telâffuz güçlüğü gibi özellikler görülmektedir.

E) Zihinsel Gelişim Özellikleri:

Zeka testleri, otistik çocukların zeka düzeylerini ölçmek için kullanılmasında çocukların düşük performans göstermelerinden dolayı zeka bölümlerinin tespiti zorlaşıyor. Bu sebeplerden dolayı asıl problemin zihinsel gelişim alanında olduğu yapılan araştırmalarda görülmüştür. Bu çocuklardaki problemlerden dil ve iletişim alanında oluşan sorunlar zihinsel yetersizliğin getirdiği ilk problem olarak karşımıza çıkarken davranışsal ve duyusal alanda oluşan güçlükler ikinci sırayı takip etmededir. Otistik çocuklarda en belirgin olarak bu iki alanda zorluk yaşanmaktadır.

F) Davranış Özellikleri:

Çocukların yaşadığı problemlerden ikincisi olan davranış özelliklerindeki güçlükler tepkisiz davranma, sosyal iletişimde geri çekilme gibi özelliklerle karşımıza çıkmaktadır.

a) Duygusal Tepkiler:

  1. Özel Korkular: Takıntıları olabilir (başka yerden alınan kıyafeti giyememe ya da hangi saatte ne hangi yiyeceği tüketeceği gibi), sudan korkma, ayakkabı ayağını sıktığı için ayakkabı giymeyi istememe gibi.
  2. Tehlikelerin Farkında Olmama: Yüksek bir duvarın üzerinde yürüme vb.
  3. Nedensiz Gülme ve Ağlama Davranışları Gösterme.
  4. Değişikliklere Karşı Tepki Gösterme: Eşyalarına dokunulması, yerlerinin değiştirilmesi gibi en küçük bir değişiklik onların öfke nöbetlerine yol açabilmektedir. Ya da çok istediği bir yerde olmak sevinç çığlıklarına neden olabilir.

b) Davranış Problemleri:

Kendi açısından olağandışı kabul edilen durumlarda verdikleri aşırı tepkilerle çevresine zarar verici davranışlarda bulunabilir. Kendiliğinden ortaya çıkardıkları ( kendi etrafında dönme, ileri geri hareket etme gibi) hareketler otistik çocuklarda görülen davranış problemleridir.

G) Özel Beceriler:

Sayılarla arasının iyi olması (çok haneli sayıları kafadan çarpabilme gibi), kendi kendine okuma yazma öğrenebilmeleri, kısa sürede ezberleme, görsel anlamda oluşan yetenekler söz konusu olabilir.

Nedenleri:

Otizm nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber genetik etmeneler, doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası etmenler, ailesel etmenler, biyokimyasal etmenlerin neden olabileceği düşünülüyor.

Eğitimde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

1.Otistik Çocukların Eğitimine Çocuğun Performansı Alınarak Başlanması:

Otizmde erken tanı oldukça önemlidir. Otizmli çocuk eğitime başlamadan önce ailesi ve öğretmenleri tarafından gözlenmeli, çocuğun her bir beceri alanındaki performansı ölçüt bağımlı ölçü araçları ile belirlenmeli, performans alımı sırasında çocuktan istenen açık olarak söylenmeli ve gelen cevaplar hiç tepki göstermeden kaydedilmelidir. Her çocuk gibi otistik çocuklarda bireysel farklılıklara sahiptir ve bu sebepten gösterdikleri performansları da birbirinden farklıdır.

2. Otistik Çocuklara Bireysel Eğitim Plânı Uygulanması:

Özel eğitime muhtaç bireylerin genelinde uygulanan bireyselleştirilmiş eğitim programları otistik çocuklar içinde büyük önem taşımaktadır. Otistik düzeyine göre kimi birey için kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi önemli bir adım olurken kimisinde farklı yetenekleri üzerinde uzman hale getirilmeye çalışılır. Bireysel eğitim çalışmalarında öğretmen, belirlediği kavram ve becerilerin öğretiminde öğrenci ile birebir çalışır. Bu programlar bireye özgüdür. Her otistik çocuğun ilgi, yetenek, amaçları dikkate alınarak hazırlanır.Bireyin performansına uygun amaçların belirlenmesi ve buna uygun plân ve programların hazırlanması ile bireysel eğitim çalışmalarına başlanır. Bireysel eğitimin süreci ve süresi öğretmen tarafından belirlenir

3. İlerlemelerin Kaydedilmesi ve Değerlendirilmesi:

Öğretmen öğrencisinin ilerlemesini, gelişimlerini ve değişimlerini kayıt halinde tutar. Günlük plan özelliği taşıyan bu  kayıtları, formlar ve grafik oluşturur.  Amaçların ve davranış değişikliklerinin öğrencide gerçekleşip gerçekleşmediği düzenli bir değerlendirme sonucunda ortaya çıkar. Öğrencinin her bir amacı için hazırlanan form ve grafikler ilerlemelerin kaydedilmesinde öğretmene pratiklik kazandırdığı gibi öğrencinin o becerideki ilk ve son durumu arasındaki gelişimini rahatça değerlendirmesine de yardımcı olur.

4. İletişim Problemleri Üzerinde Durulması:

Otistik çocuklar için en güç durumlardan biri de çevresiyle iletişim kuramamasıdır. Karşısındaki kişinin yüzüne bakmaması ve konuşmaması eğitimini zorlaştıran bir etmen olduğundan ötürü bu problem göz ardı edilmemelidir. Her çocuğun iletişim düzeyi ve iletişim kurma biçimlerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat edilmelidir.

5. Problem Davranışların Ortadan Kaldırılması:

Otistik çocukların eğitim programlarının amacı çocuğun davranış problemlerini azaltarak ihtiyaçları olan becerileri kazandırmaktır. Öğretimi engelleyecek düzeyde problem davranışlar varsa öğretimle birlikte bu davranışların ortadan kaldırılması ya da azaltılması sağlanmalıdır. Problem davranışlar üzerinde çalışılırken her bir davranış için “Davranış Değiştirme” teknikleri uygulanmalıdır.

6. Yapılandırılmış Eğitim-Öğretim Ortamlarının Hazırlanması:

Ortamın düzenli ve eğitime uygun biçimde düzenlenmesi öğretmenin görevidir. Bu düzenleme yapılırken Çocukların ilgi ve düzeyleri göz önüne alınmalıdır. Öğretmen, ortamı düzenlerken her bir öğretim amacına göre çocuklarla iletişim kurabilecek, onları kontrol edebilecek şekilde olmasına dikkat etmelidir.

7. Öğretimde Kullanılacak Araç-Gereçlerin İşlevsel Olması:

Öğretimde kullanılacak araç gereçler önceden tespit edilmelidir. Hazırlanan araç gereçler her çocuk için plânlanan öğretimsel amaçlara hizmet etmeli ve çocuğun yaşantısında kullandığı veya kullanabileceği araçlardan seçilmelidir.

8. Öğretilecek Becerilerin Belirlenmesi:

Otistik çocuğun öğrenmesi gerekenler öncelikle temel ihtiyaçlarını kontrol altına alabilmesidir. Günlük yaşam ve öz bakım becerilerini otistik çocukların büyük bir kısmı kendi başına gerçekleştirememektedir. Herhangi bir beceri ele alındığında o beceriyi gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği ile ilgili düzenli bir beceri analizi yapılmalıdır. Öğretim sırasında öğretmen, öğrencinin performans düzeyine bağlı olarak sözel ipucu, model olma ve fiziksel yardım ipuçlarını kullanmalıdır.

9. Etkinliklerin Düzenlenmesi:

Etkinlikler öğrencinin ilgi ve yeteneklerine göre belirlenmelidir, öğretim programında hedeflenen amaçlara hitap etmelidir. Basitten zora doğru ilerlemeli ki çocuk başarısızlık ile karşılaşıp öğrenme isteğinde düşüş meydana gelmesin diye, ayrıca bu konuda çocuğun olumlu pekiştireçler ile güdülenmesi de sağlanabilir. Etkinlikler öğretmenin kontrolünde olmalıdır, öğretmen öğrencisinin davranışlarını gözlemlemeli ve nasıl ilerleme gerekeceğini belirlemelidir.

10. Zamanın Düzenlenmesi:

Zaman soyut bir kavramdır ve otistik çocukların belirgin özelliklerinden biride soyut kavramları algılayamamalarıdır. Otistik çocuklara zaman kavramını belirtebilmek için yapacakları etkinlikler belirli bir sıra haline sokulmalıdır. Böylelikle etkinlikleri takip etmeleri zaman kavramları için yeterli olacaktır.

11. Kaynaştırma Programına Yer Verilmesi:

Otistik çocuklar için iletişimle beraber gelen en güç problemlerden biridir sosyal uyum problemi. Bu konuyla ilgili eğitimde amaç elbette ki çocukta sosyal etkileşimin gerçekleştirilmesidir.  Öğretmen, öğrenci için kaynaştırma eğitimi kararı alırken onun seviyesini ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde tespit etmelidir. Hazırlanan kaynaştırma programı doğrultusunda belirlenen okulun yöneticileri, öğretmenleri, öğrencileri ve öğrenci velileri otistik çocukların özellikleri ve eğitimleri hakkında önceden bilgilendirilmelidir. Değerlendirme her iki öğretmen tarafından sık aralıklarla yapılmalıdır. Öğrencilerin bu konuda bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sınıflarında onlardan farklı davranış özelliklerini gösteren arkadaşlarını aralarına almakta zorlanabilirler.

12. Eğitimde Sürekliliğin Sağlanması:

Eğitim, otistik çocuklar için oldukça önemlidir. Öğrendikleri bilgileri sürekli tekrar ederek yaşamlarında yer etmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle yaz tatillerinde “Yaz Okulları” ile eğitimlerine devam ederek çeşitli sosyal etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır.

13. Ailenin Eğitime Katılımının Sağlanması:

Eğitimde aile desteği her çocuk için önem taşımaktadır ama otistik çocuklarda aile desteğinin durumu ve önemi biraz farklıdır. Otistik çocuklar için aile onu takdir edecek bir nitelik taşımaktan ziyade eğitimleri için birer parça konumundadırlar. Çocuğun performansına dair ilgili bilgiler aileden öğrenilirken aynı zamanda öğretim planları hazırlanırken de aile katılımı gereklidir. Öğretim sürecinin her aşaması hakkında aile haberdar edilmelidir. Çocuğun okulda öğrendiği olumlu davranışları evde de sürdürmesi önemlidir. Öğretmen aile ile sürekli irtibat halinde olmalı, gerektiğinde ailenin derslere bile katılması sağlanarak ailenin de çocuklarına tutum ve davranışları konusunda bilgilendirilmeli. Bu bilgilendirme hem sözlü hem de yazılı açıklamalarla sunulmalıdır

14. Çocuk İstismarının Önlenmesi:

Özel eğitime ihtiyacı olan çocukların üç şekilde istismara maruz kaldığı görülmektedir. Bunlar:

  1. Fiziksel İstismar (Dayak vb.)
  2. Cinsel İstismar,
  3. İhmâl

Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin aileleri çocuklarına karşı aşırı koruyucu, kollayıcı veya itici tutumlarda bulunabilmektedir. Bu tür tutumlar özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bireyin düşünüldüğünde ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun bu konularda bilgilendirilmeleri önem taşımaktadır.

paylas
Otizmde Farkındalık Ve Eğitimin Önemi Hakkında Yapılmış Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Bunlar Çok Okundu!
Çocuklarınızı Böyle Oturmaktan Koruyun! Yoksa…

Çocuklarınızı Böyle Oturmaktan Koruyun! Yoksa…

25 Şubat tarihinde Elif paylaştı
ankara escort bayan escort ankara ankara escort ankara escort